Blog

Çocukluk Çağı Obezite
Çocukluk döneminde başlayan obezite, önlem alınmadığı takdirde ileri yaşlarda da devam etmekte

Obezite, enerji alımının, enerji harcanmasını aştığı durumlarda ortaya çıkan aşırı yağ depolanması
olarak tanımlanmaktadır. Obezite sıklığı dünyada ve ülkemizde artmakta olup bunun başlıca
nedenleri; modern yaşamın getirdiği beslenme alışkanlıkları ve fizik aktivite azlığıdır.

Ülkemiz çocuklarında obezite oranları; 0-5 yaşta % 8.5 ve 6-18 yaşta % 8.2 şeklinde olup fazla kilolu
olan çocuk oranları da; 0-5 yaşta %17,9 ve 6-18 yaşta %14,3 olarak bulunmuştur.

Çocukluk döneminde başlayan obezite, önlem alınmadığı takdirde ileri yaşlarda da devam etmekte
olup önemli sağlık sorunlarına yol açmaktadır. Obez çocuklarda rastlanan bazı sağlık sorunlarını erken ergenlik, polikistik over sendromu, karaciğer yağlanması ve safra taşları, uyku-apne sendromu, ortopedik sorunlar, psikolojik sorunlar, ileri yaşlarda hipertansiyon, kalp hastalıkları, tip 2 diabet olarak saymak mümkündür. Bu nedenle çocukluk çağı obezitesinin tanınması, önlenmesi ve tedavisi önemlidir.

Temel olarak iki tip obezite vardır;

1) Altta yatan hastalık olmaksızın enerji alımı fazlalığı nedeniyle oluşan Basit tip (eksojen)
2) Başka bir hastalığın sonucu (endokrin, genetik, sinir sistemi) olarak ortaya çıkan Sekonder tip
(endojen).

Çocukluk çağı obezitelerinin % 90’ndan fazlası basit tip obezitedir.

Obezite tanısı
Çocuklarda Obezite

Öncelikle aile öyküsü, beslenme alışkanlığı, yaşam tarzı, ilaçlar sorgulanır. Fizik muayenede bedensel ve zihinsel gelişim durumu değerlendirilir, obeziteye eşlik edebilecek hastalıklara dair ayrıntılı bir muayene yapılır. Boya göre ağırlık ve Vücut Kitle İndeksi (BMI) ölçümleri yapılarak tanı kesinleştirilir.

Obezitenin yönetimi

Her hastaya göre değişebilmekle birlikte, temel kan biyokimyası ve hormon testleri yapıldıktan sonra, obez çocuklar multidisipliner yaklaşımla değerlendirilir. Çocuk doktoru, diyetisyen ve gerekli durumlarda endokrin uzmanının eşlik edeceği tedavi süreci planlanır.

En önemli unsur dengeli beslenmedir, tüm ailenin beslenme alışkanlığı değerlendirilmelidir.
Egzersiz, fiziksel aktivite planlanması yapılmalıdır.
Nadir bazı durumlarda ilaç kullanımı düşünülebilir.

Çocuklarda Beslenme Tedavisi

Çocukların sağlıklı beslenebilmesi için et, süt, sebze-meyve ve ekmek-tahıl grubunun her birinden yeterli miktarlarda tüketmesi gerekir. Et, süt, yumurta gibi kaliteli protein kaynakları büyüme ve gelişim için elzemdir.
Günde 2-3 su bardağı kadar süt veya yoğurt, 1 kibrit kutusu kadar peynir tüketmeleri kemik ve diş gelişimini destekler.

Okul öncesi çocuklar için kalsiyum ve demir en önemli minerallerden birisidir. Kalsiyum
eksikliğinde çocuklarda büyüme geriliği ve raşitizm görülmektedir. Kalsiyumun en iyi kaynakları süt ve türevleri, pekmez, fındık fıstık gibi kuru yemişler ve yeşil sebzelerdir. Yeterli alınmayan demir mineralinde ise demir eksikliği anemisi görülmektedir. Demir yönünden zengin besinler et, yumurta, yeşil yapraklı sebzeler, kurubaklagiller, yağlı tohumlar, pekmez ve kuru meyvelerdir.

Öğrenciler için kahvaltı en önemli öğünlerden birisidir. Çocuklara mutlaka kahvaltı yapma alışkanlığı sağlanmalı, ara öğünlerinde şeker, çikolata, bisküvi, gazlı içecekler yerine süt, yoğurt, ekmek arası peynir , kuru ve taze meyveleri tercih etmek daha doğru seçimlerdir.

İLETİŞİM

 
Obezite Enstitüsü Nişantaşı Hastanesi bünyesindedir.